Düşünce okumaca

İnsanların ne düşündüklerini düşünebiliyor olmak ve buna göre davranmanın, insanın hayatını çok kolaylaştıracağını sanırdım. Küçükken düşünce okuyan TV kahramanları gördüğümde çok heveslenir, onlar gibi olabilmeyi hayal ederdim. Biraz daha büyüyünce, aslında düşünce okumanın o kadar zevkli olmayacağı üzerine düşünmeye başladım. Öyle ya, karşındakinin hep iyi şeyler düşündüğü gibi bir hayalimiz vardır çocukken… Şu anda ise merak ettim bu yazıyı…

Share Button

Kalp mantık savaşları

Dünyanın en eski savaşıdır herhalde, bir insanın kalbi ile mantığının girdiği savaş…. Hiç de bitmeyecek savaşı… Mantığın istediğini, kalp beğenmez, kalbinin istediğini mantığın… Bir araya geldikleri, o çok az ender bulunur nadir mi nadir anlarda ise, huzur bulursun. Yoksa kalbin bir yana mantığın bir yana gider, savrulur, dağılırsın. Mantıklı bulduğunu kalbine dinletemezsin, kalbinin sana yaptığı merak ettim bu yazıyı…

Share Button

Sana değer…

Bir kadının bir erkeğe verebileceği en güzel cevap: Sana değer.. Tam olarak bu kelimeleri kullanmazlar belki ama; Sen hastayken, başında bekliyorsa, Ağladığında, aciz bir şekilde sadece sana bakıyor ve ne yapacağını bilemeden “ağlama” diyorsa Haftalarca suratını asarken nedenini bile sormadan yanında olabiliyorsa, ancak yüzün gülmeye başladığında “böylesi daha iyi” diyebiliyorsa, Bağıra çağıra kızgınlıklarını anlattığın biri merak ettim bu yazıyı…

Share Button

İyilik

Hiç karşınızdaki insana bir iyilik yapayım derken hatta bırakın iyiliği belki bir teşekkür ettiğinizde tamamen yanlış anlaşılıp işin sinir bozucu boyutuna gelme anını yaşadınız mı? Ben yaşadım… Birine “hiç işi olmayan” bir konuda işin sürmesi için yardımcı oldu diye, teşekkür etme gafletinde bulundum. Bana “neden teşekkür ediyorsun ki, bir imada mı bulunuyorsun” dedi. “O türlü merak ettim bu yazıyı…

Share Button