Heybeli

İlk olarak bir Bahar akşamüstü tanıştım onunla…4 yaşındaydım. Aralarında otlar çıkmış parke taşlı bir yoldan geçip, ailemin yakın arkadaşlarının bahçe kapısından içeri sağlı sollu açmış akşam sefalarının arasından yürüdüğümde sevdim ben onu… İyi anlaşacağımızı, çok güzel yıllarımızın olacağını o zaman anladım. Yaklaşık 40 sene olacak, onunla dostluğumuz… Tüm çocukluğumu, gençliğimi, şimdi de en olgum zamanlarımı merak ettim bu yazıyı…

Share Button

Yıllarca görüşmediklerinle tekrar görüşürsen…

Uzun yıllara dayalı dostluklarda “yıllarca görüşmesen de görüştüğün anda her şey yine bıraktığın yerden devam eder” derler ya. Benim cephede olay hiç de öyle değil. “Gözden ırak gönülden ırak” da değil ama bende olay daha çok “carpe diem”. Saklayabilen biri değilim ben. Ne yaşadıysam “dost” bildiklerim ile paylaşmayı seviyorum. Hatta yaşamadıklarımı bile. Yani öyle aylar merak ettim bu yazıyı…

Share Button

ATATÜRK hakkında bilmediğiniz bir gerçek daha…

Ata’mızın bize öğretilmeyen, tarihin sayfaları arasında saklanan, kaybolup gitmesine göz yumulan bir başka yanını daha öğrendim geçenlerde. Bu kadar çok Atatürk’e ait kitaplar okumama, her fırsatta kendisi hakkında bilgi edinmeme rağmen bilmediğim bir yönünü gördüğümde yine çok şaşırdım. Her zaman beni şaşırtan dehanın bir başka dahice fikri daha beni yine, yeniden kendisine hayran bıraktı. Her merak ettim bu yazıyı…

Share Button

Türkiye’nin ne kadarını gördün ki, yurt dışına gidiyorsun?

Yurt dışına tatile gidenlere, “Türkiye’nin ne kadarını gördün, önce güzel vatanımızı bir gör, gez” diye soranlar hala var mıdır ki diyordum. Demez olaydım. Küçük çocuklara “anneni mi seviyorsun, babanı mı” diye ısrarla soran yurdum insanına dönüşüyorsunuz benim gözümde. Yapmayın, etmeyin. Zavallı kaç çocuk travma atlatmıştır bunun için…İlla birini sevmek zorunda olduğunu ilk o gün sanmıştır merak ettim bu yazıyı…

Share Button